HAMİLELİKTE İNME (FELÇ)

HAMİLELİKTE İNME (FELÇ)
GEBELİKTE BEYİN DAMARLARINDA TIKANMA VEYA KANAMA OLMASI
İnme yani stroke (halk arasındaki tabiriyle felç, beyin felci) beyin damarlarında meydana gelen tıkanma veya ani oluşan kanama nedeniyle vücudun bir kısmında felç meydana gelmesidir. Serebrovasküler olay veya serabrovasküler hastalık (SVO) olarak da adlandırılır. Beyin damarlarında oluşan tıkanma veya vücudun başka bölgesinden (kalpten) beyine pıhtı atması, beyin içerisine ani kanama olması gibi nedenlerle inme oluşabilir. Beyin damarında tıkanma nedeniyle meydana gelen inmeye iskemik inme denir, beyin kanaması nedeniyle meydana gelen inmeye hemorajik inme denir. İnmeye sebep olan ana mekanizma beyinde bir bölgenin beslenmesinin bozulmasıdır. Acilen tedavi edilmesi gereken acil bir durumdur.
Geçici olarak gelişen inme durumlarına transiyent iskemik atak (TİA) denir, burada geçici ve kısa bir ani inme durumu oluşur. TİA’da belirtiler kısa sürer ve kendiliğinden düzelir genellikle.

İnme (serebrovasküler olay) durumunda genellikle vücudun bir tarafında aniden güçsüzlük, kolda-bacakta uyuşukluk, şiddetli baş ağrısı, ani görme bozukluğu, konuşamama, konuşulanları anlayamama gibi belirtiler olur. İnme durumunda bazen koma eşlik etse de her zaman görülmez.

Gebelerde veya gebe olmayanlarda inme riskini arttıran faktörler:
– Sigara
– Alkol
– Kokain
– Yüksek tansiyon
– Kalp kapak hastalıkları
– Myokard enfarktüsü geçirmiş olmak
– Endokardit
– Atrial fibrilasyon
– Trombofili
– Diyabet
– Hiperkolesterolemi
– Obezite, sağlıksız beslenme, hareketsiz yaşam tarzı
– Gebelik
– Doğum kontrol hapı kullanımı (kaynak)

GEBELİKTE LAPAROSKOPİ (KAPALI AMELİYAT)

GEBELİKTE LAPAROSKOPİ (KAPALI AMELİYAT)
HAMİLELİKTE KAPALI YÖNTEMLE AMELİYAT UYGULANABİLİR Mİ?

Hamilelik sırasında over kisti (yumurtalık kisti), over torsiyonu, apandisit, kolesistit gibi nedenlerle ameliyat yapılması gerekebilmektedir. Gebelik döneminde müdahale edilmesi zorunlu olmayan hallerde ameliyat doğum sonrasına ertelenir, ancak bazı hallerde hamilelik sırasında ameliyat ile mmüdahale etmek zorunludur. Bu durumlarda kapalı yöntemle ameliyat (laparoskopik) veya açık ameliyat (laparotomi) yöntemi ile müdahale edilebilmektedir. Bazı hastalıklarda kapalı ameliyat uygulanamaz ve açık ameliyat uygulanması şarttır; bazı hastalıklarda ise her iki ameliyat yöntemi de uygulanabilmektedir. Örneğin mide perforasyonu durumunda açık yöntem uygulanması şart iken, apandisit veya yumurtalık kisti durumunda her iki yöntem de uygulanabilir. Uygulanacak ameliyat yöntemi hastalığın ne olduğuna, hastanenin ve doktorun imkan ve tecrübelerine, hastanın tercihine göre değişebilmektedir. Hamile olmayan hastalarda olan laparoskopi kontrendikasyonları aynı şekilde hamile hastalarda da geçerlidir (hemodinamik instabilite gibi).

Dış gebelik (Ektopik gebelik) tedavisi için yapılan laparoskopik ameliyat bu sayfadaki yazının konusu dışındadır. Bu yazıda kastedilen normal gelişen bir gebelik varken, yanısıra meydana gelen gebelik dışı bir patoloji nedeniyle ameliyat uygulanmasıdır.

Gebelik sırasında hangi durumlarda laparoskopi (kapalı ameliyat) uygulanabilir?
– Over (yumurtalık) kistleri (hemorajik kist, endometrioma, dermoid kist)
– Adneksiyal torsiyon (Over kist torsiyonu) (bkz: salpingoooferopeksi)
– Myom (fibroid) torsiyonu (kaynak)
– Heterotopik gebelik
– Apandisit
– Kolesistektomi (safra kesesi alınması)
– Mezenterik kist
– Splenektomi, nefrektomi, fıtık onarımı, lenfadenektomi gibi nadir uygulamalara ait vaka bildirimleri de vardır (kaynak 1, 2).

OVARİAN REMNANT (KALINTI) SENDROMU

OVARİAN REMNANT (KALINTI) SENDROMU
Ovaryan remnant sendromu (ORS) (over kalıntısı sendromu) tek veya çift taraflı salpingoooforektomi uygulanan hastalarda farkedilmeden bırakılan over dokusuna bağlı ilerleyen dönemde bazı semptom ve patolojilerin gelişmesidir. Hastanın her iki overinin ameliyatla alındığının bilinmesine rağmen siklik şekilde meydana gelen pelvik ağrı veya ovulasyon ile ilişkili diğer belirtiler, geride kalan over dokusundan gelişen kist veya malignite gibi patolojiler meydana gelebilir. Ooforektomi (veya histerektomi + bilateral salpingoooforektomi) esnasında infindibulopelvik ligmentin yeterince iskeletize edilememesi ve klempin yeterince laterale koyulamaması nedeniyle bir parça over dokusunun farkedilmeden geride kalması nedeniyle oluşur. Genellikle PID, endometriozis gibi batın içi yapışıklık olan ameliyatlarda meydana gelir. Laparoskopik veya açık ameliyatlardan sonra meydana gelebilir. Laparoskpik ooferektomi ameliyatlarının yaygınlaşması ile son dekatlarda ovaryan remnant sendromu insidansında artış olduğunu bildiren araştırmalar mevcuttur (kaynak).

Siklik ağrı, kronik pelvik ağrı, cinsel ilişki sırasında ağrı, pelvik kitle, bilateral ooforektomiye rağmen menstrüasyon görülmesi gibi belirtiler olabilir. Tek taraflı ooforektomi yapılan hastalarda ooforektomi yapılan tarafta pelvik kitle saptanması da tanıda şüphe yaratabilir. Bilateral ooforektomi yapılan hastada FSH, östadiol düzeylerinin premenopozal düzeylerde olması ovarian remnant sendromunu düşündürür.

Bir vaka bildiriminde (laparoskopik ooforektomi) trokar giriş yerinde cilt altına over dokusu ekimi olduğu ve ameliyattan aylar sonra cilt altında kitle farkedilerek eksize edildiği bildirilmiştir (kaynak). Bu vakadaki otograft implantasyonun over dokusunun batın dışına çıkarılması esnasında olduğu ve over dokusunun pedikülü olmadan burada fonksiyonunu devam ettirebildiği bildirilmiştir. Diğer bir vaka bildiriminde mesane üzerine implante olan over dokusunın re-laparoskopi ile çıkarıldığı bildirilmiştir (kaynak).